بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

20 Şubat 2018 Salı

Emel




EMEL, istisna yapılmaksızın ve salâh şartı düşünülmeksizin uzun bir hayatı dilemektir. Bu bakımdan emelin dört türlü ifsad ve helak edici tehlikesi vardır:

1 — Gücü ve imkânı olduğu halde tâat ve ibâdette tenbellik etmek, geciktirmek.

2 — Sonra tevbe ederim diye avunmak veya tevbe etmeyi tamamen terk etmek.

3 — Ölümü hatırlamamak, ondan sonraki hayatı düşünmemekle kalb katılığına uğramak.

4 — Dünyalık toplamaya aşırı meyletmek; dünya ile meşgul olurken ahiretten yüz çevirtmek.


Emel sahibi, yaşlılık ve hastalık endişesiyle durmadan dünyalık toplamakla meşgul olur. Onlardan öylesi var ki kendisine ve ailesine on yıl yetecek kadar nevale hazırlar; bir kısmı da elli senelik, bir kısmı daha fazla veya daha az hazırlık yapar.

Sofi şeyhleri demişler ki: Çoluk-çocuğuna bir senelik yiyecek ve giyecek hazırlıyan kimse ayıplanmaz ve tevekkül dâiresinden de dışarı çıkmış olmaz. Çünkü rivayete göre, Cenâb-ı Peygamber (A.S.) ıyâli için bir yıllık yiyecek hazırlamıştır.




Tarikat-i Muhammediyye
İmam-ı Birgivi Muhammed Efendi

Demir Kitabevi



Kitaptan diğer notları okumak için TIKLAYIN


19 Şubat 2018 Pazartesi

Empatisiz NLP'nin Zararları




Empatisi olmayan bir kimseyi psikolojik açıdan zenginleştirmeye çalışmak her an yıkılmaya hazır binaya dayanmak gibidir. İnsanın kendisini tanıması, psikolojik sağlığın ilk basamağıdır. Kendini tanımak güçlü ve zayıf yönlerinin farkında olmaktan geçer. NLP'ciler o yüzden empati rolü yaparlar.

Kendilerinin zayıf ve olumsuz yönlerini yok sayarlar, reddederler. Kişiye sürekli olumlu yaklaşarak o an rahatlatırlar ama bir müddet sonra o kişi gerçeklerle karşılaşınca daha çok hayal kırıklıkları yaşar. NLP toplantılarına gidenler uçarak çıkar ama daha sonra evine gider, evliyse eşini beğenmez, ayrılır; patronunu, iş yerini beğenmez, yalnızlaşır. İnsana geçici bir rahatlık verir. "Ben neymişim" duygusu uyandırır. O duygusuyla coşku yaşar, bir şeyler de yapar. O başarıyla beslenir. Kapitalizmin tuzaklarından olan NLP, empatiyi öldürür. Empatide önemli olan, kişinin hem kendinde ve hem de karşı tarafta olumlu ve olumsuzu birlikte düşünüp kişiler üstü çözüm üretebilmesidir.


Toplum Psikolojisi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Timaş


17 Şubat 2018 Cumartesi

Az Da Olsa Devamlı Olan...



Cenâb-ı Peygamber (A.S.) bir hadîslerinde:


«Ey nâs! Takat getirebileceğiniz amelleri yapın! Andolsun ki Allah'a bıkkınlık gelmez, fakat siz bıkıp kalırsınız. Doğrusu amellerin Allah katında en sevimlisi —az da olsa— devamlı olanıdır.»


Hazret-i Ali (R.a.) diyor ki:

«Kalblerinizi ferahlandırın. Zîra kalb bir şeye zorlandı mı kendisine usanç gelip her şeyden vazgeçer.»



Ebû Derdâ (R.A.) diyor ki:

«Doğrusu ben nefsimi ferahlatıcı şeylerle dinlendiririm. Böyle yapmamla o, hak üzerine bana yardımcı oluyor.»



O halde arasıra iştahı çeken mubah şeylerden kalbi dinletecek, yorgunluğu giderecek şeyler yapmak lâzımdır. Böyle yapmak bıkkınlığa yol açmaz, ibâdet üzerine olan hevesi harekete getirir.


Huccetü'l-İslâm İmam-ı Gazâlî (rahmetullahi aleyh) diyor ki:

«Kişinin ibâdete karşı olan hevesi kesilir, rağbeti zayıflar ve uyku, hadîs, mizah gibi bir şeyle o anda dinleneceğini anlarsa, derhal dinlensin! Çünkü istek neticesinde olan dinlenme bıkkınlıkla kılınan namazdan daha üstündür.» 

Mubah şeylerle dinlenmek, hakikatte şerîate uymaktır; kuru bir heves peşinde koşmak değildir.




Tarikat-i Muhammediyye
İmam-ı Birgivi Muhammed Efendi

Demir Kitabevi





Kitaptan diğer notları okumak için TIKLAYIN


16 Şubat 2018 Cuma

3 Kişi




"Üç kişi beraber bulunduğu zaman, iki kişi aralarında konuşup üçüncü kişiyi yalnız bırakmasınlar."
(El-câmiu's-sagir)




Peygamberimizden Evrensel Öğütler
(Binbir Hadis-i Şerif)

Mehmet Can
Şefkat Yayıncılık


Kitaptan diğer paylaşımları okumak için TIKLAYIN



15 Şubat 2018 Perşembe

Göz Teması




Duyguların paylaşılmasında göz teması çok önemlidir. Bunun önemi, yapılan psikolojik bir deneyde daha net ortaya çıkmaktadır. Karşı cinslerden oluşan bir grup öğrenciden, beş dakika süreyle birbirinin gözünün içine bakması istenir. Bu duygusal yoğunlaşmanın sonucunda öğrencilerin % 25'i birbirine aşık olur.


Toplum Psikolojisi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Timaş




Müfred Not: Konuyla ilgili olarak Nur Suresi'nin 30 ve 31. ayetlerini paylaşmak istedim. Ârif olan anlar.

30- (Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
31- Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.




Kitaptan diğer notları okumak için TIKLAYIN


13 Şubat 2018 Salı

???



«Gördüğünü al, duyduğun dedikodulardan vazgeç, güneş parlarken zuhalden ne beklersin?».


Anonim


12 Şubat 2018 Pazartesi

Cennet Ehlinin Yeme-İçmesi



Zeyd b. Erkam (r.a.) demiştir ki: "Bir defasında Peygamber Aleyhis-Selâm bana hitaben: "Cennet ehlinden bir kimseye; yeme-içme, cinsi münasebet ve şehvet konusunda yüz kişilik kuvvet verilecektir" buyurunca, yahudilerden bir kimse: "Yiyen ve içen kimsenin tuvalete çıkması gerekir, cennette bunu nereye yapacak? diye bir soru sorması üzerine, Peygamber Aleyhis-Selâm: "Cennet ehlinin yiyip içtiği şeyler -Misk kokusu gibi- cildinden ter olarak çıkacaktır. Birde görürsün ki karnı bomboş olmuştur" buyurdu.


Tıbb-ı Nebevî Ansiklopedisi
Ali Rıza Karabulut

Akabe Kitabevi


Kitaptan diğer paylaşımları okumak için TIKLAYIN.


11 Şubat 2018 Pazar

Günahı İşleyene Değil, Günaha Buğzetmek



EBÛD DERDA İLE İBN-İ MESUD'UN GÜNAHKARA SÖVMEKTEN NEHYETMELERİ

Ebû Kılabe rivayet ediyor:

"Ebû'd-Derda günah işleyen birisine söven bir topluluğun yanından geçerken, onlara:
-Eğer siz bu adamın bir kuyuya düştüğünü görseydiniz, onu oradan çıkarmaz mıydınız?' diye sordu. "Evet" cevabını alınca;

-'Kardeşinize sövmeyin, sizi onun durumuna düşürmekten koruyan Allah'a hamdedin,' dedi. Onlar:
-' Demek sen ona buğzetmiyorsun?' dediklerinde:
-'Ben ameline buğzediyorum. O, ameli bıraktığında benim kardeşimdir,' dedi."



İbn-i Mes'ud şöyle der:

"-Bir kardeşinizi günah işlerken gördüğünüzde, Allah'ım onu rezil et, ona lanet et" diyerek ona karşı şeytana yardımcı olmayın. Allah'tan onun durumuna düşmemeyi dileyin. Biz Rasûlullah'ın ashabı, herhangi bir kimse hakkında, nasıl öldüğünü bilmeden bir şey söylemezdik. Eğer ömrü hayırla bittiğinde, hayır isabet ettiğini anlardık, kötü bittiğinde ise onun için korkardık."


Muhtasar Hayatü's Sahabe
M. Yusuf Kahdehlevi

Ravza Yayınları


9 Şubat 2018 Cuma

...


Üsküdar


"Hiç kimse akıl almak istemez, istedikleri sadece teyit edilmektir."

(John Steinbeck)


Sözlü Dövüş Sanatı


Vehhâbîler



Vehhâbîler, bid'at ehli bir topluluktur. Necid'te ortaya çıktılar ve görüşlerini civardaki şehirlere yaydılar. Daha sonra, gölgeleri kısaldı, azaldılar, fakir oldular ve kendi topraklarına münhasır bir vaziyet aldılar. Bunlar, amel yönünden Hanbelî görünmekle beraber, Ahmedübnü Hanbel mezhebinin alimleri, haddi aşmaları ve Müslümanları sapıtmaları sebebiyle bunların Hanbelî oluşunu kabul etmediler.

Yeni türemiş bulunan bu fırka, diğer fırkalar gibi ilim, takva ve dayanacak kaideleri bulunmaksızın, diğer mezheplerden toplanmıştır. Bunları bir araya getiren âmil, bozuk fikirleri ve hayırlı imamlara itirazda bulunmalarıdır. Bunlar, halkın arasına karıştılar ve bazı neşir vasıtalarında bozuk kanaatlerini ve zararlı sapıklıklarını yazdılar, sapık fikirlerini, ilim adamlarının ismi altında ve ehl-i sünnet kitaplarından bir kısmı içinde yaymaya uğraştılar.



Vehhâbîlere Cevaplar
Yusuf Nebhânî

Fazilet Neşriyat


Kitaptan diğer paylaşımları okumak için TIKLAYIN.


7 Şubat 2018 Çarşamba

Mescidlerde Yapılması Hoş Karşılanmayan İşler


Ebu Sâid el-Hudri'nin azadlısı anlatıyor:

"Ben ve Ebû Sâid Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte Mescide girdik. Adamın biri dizlerini dikip karnına dayamış parmaklarını da birbirine geçirerek kollarıyla dizlerini kenetlemiş bir şekilde (köpek oturuşu şeklinde mescidin) ortasında oturuyordu.

Rasulullah (s.a.v.) adama işaret etti. Fakat adam Rasulullah (s.a.v.)'in işaretinden bir şey anlamadı.
Bunun üzerine Sa'd'a dönerek:
- "Sizden biriniz mescidde iken parmaklarını kenetlemesin. Çünkü parmakları kenetlemek şeytandandır. Zira sizden biriniz mescidden çıkmadığı sürece mescid içinde namazda sayılır."



Muhtasar Hayatü's Sahabe
M. Yusuf Kahdehlevi

Ravza Yayınları


5 Şubat 2018 Pazartesi

Duygusal Kör Görüş



Günümüzde bir modem geliştirerek bilgisayardaki bilgileri beyindeki bilgilere aktarabilmek için çalışmalar yapılıyor. İnsanın beynindeki bilgiler sadece düz bilgiden oluşmuyor, duygusal boyutu da mevcuttur. Bazı beyin araştırmalarına göre, beyinde küçük damar tıkanıklığı geçirmiş bir hastada duygusal kör görüş (afektif kör görüş) hastalığı ortaya çıkar. Bu kişiler bir resme baktığı zaman gözü görür ama gördüğünü algılayamaz. Çünkü beyinde, gözle görme merkezi arasındaki yolda damar tıkanıklığı olmuştur. Mesela karısının yüzüne bakar fakat onu tanımaz. Hastalığın çok ileri safhasında hasta aynaya bakıp kendisini tanımaz hale gelir. Bu tür hastalar, bir resme bakıp kimseyi tanımamasına rağmen resimdeki yüzlerin mimiklerini aynen taklit eder. Resimdeki insanın kaşları çatıksa, hasta da kaşlarını çatar. Bu da mantıksal olarak görmediğini, duygusal olarak gördüğünü ortaya çıkarır. Resimde gördüğü insanı tanımaz ama yüz ifadesindeki duyguları tanır. Mesela eşinin resmini gösterirler, eşinin olduğunu bilmez ama gülen bir resim ise hasta da güler.



Toplum Psikolojisi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Timaş




Kitaptan diğer notları okumak için TIKLAYIN


4 Şubat 2018 Pazar

Hz. Aişe Validemiz (R.anha)




Ebû Musa el-Eşari şöyle der:
"Ashab, Hz. Âişeye ne sorsalar cevabını alacaklarından emindiler"


Ebû Seleme anlatıyor:
- Hz. Âişe'den başka Rasûlullah'ın sünnetini daha iyi bilen, dini meselelerde daha isabetli görüşlerde bulunan, Kur'an âyetlerinden herhangi birinin ne hakkında indiğini daha iyi bilen, âyetlerdeki hikmet ve maslahatları daha iyi kavrayan bir kimse görmedim.


Kabise b. Züeyb şöyle der:
"Hz. Aişe insanların en bilgini idi. Ashabın büyükleri çözemedikleri meselelerini ona sorarlardı."

3 Şubat 2018 Cumartesi

Günahlar




Peygamber (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar:


Mânâsı: "Günâhlar, küfrün kılavuzudur."





Vehhâbîlere Cevaplar
Yusuf Nebhânî

Fazilet Neşriyat





Kitaptan diğer paylaşımları okumak için TIKLAYIN



2 Şubat 2018 Cuma

Kabise'nin (r.a.) İlim Öğrenmek İçin Rasûlullah'a Gelmesi




"Rasûlullah (s.a.v.)ın huzuruna girdim, bana: "Niçin geldin?" diye sordu.

Ben de:
- Ya Rasûlullah! Yaşım ilerledi, kemiklerim zayıfladı. Allah'ın beni faydalandıracağı bir takım şeyleri öğretmen için geldim' deyince, Rasulullah (s.a.v.):

- Hangi taşın, hangi ağacın ve toprağın yanından geçmiş isen, onlar sana Allah'tan mağfiret dilemiştir. Ey Kabise! Sabah namazını kıldığın vakit, üç defa "Sübhanallahil-azim ve bi hamdih" dersen, körlük, cüzzam ve felçten korunmuş olursun. Ey Kabise! "Allahım! Katında olan bilgi ve iyilikten bana vermeni dilerim. Bana kendi fazlından ver. Rahmetinden saç ve bereketini üstüme yağdır" diye dua et, buyurdu.


Muhtasar Hayatü's Sahabe
M. Yusuf Kahdehlevi

Ravza Yayınları