بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

31 Ağustos 2017 Perşembe

Birilerinin Kurban Derdi




Son yıllarda Kurban Bayramlarında çatlak kafalardan çatlak sesler yükselmeye başladı. Çok değil 15-20 sene önce böyle tartışmalar olmazdı. Herkes haddini bilirdi, 1400 yıldan beri, kurban hangi tür hayvanlardan nasıl kesiliyorsa, eti, derisi nasıl dağıtılıyorsa her müslüman böyle yapıyor dolayısıyla manevi bir huzur içinde bayramlar idrak ediliyordu. İslamiyete, kurbana inanmayanlar da haddini biliyor, “Bu bir inanç meselesidir, herkes dininin emrettiği şekilde yapmalıdır” diyerek Müslümanların işine karışmıyorlardı. Daha sonra ne olduysa, nereden emir aldılarsa, topyekün dine müdahaleye, saldırıya geçtiler. Yapılanlar akla uygun değil iddiası ile dine, ibadetlere yön vermeye kalkıştılar. Maksatları, üzüm yemek değil bağcıyı dövmek; dini önce tartışmaya açmak, yıllardır dinden uzak bir şekilde yetiştirilen cahil kitlelerin kafalarını karıştırmak.

Sonra da dine iki de bir müdahale ile, dinde reform yaparak dini oyuncak haline getirmek. Oyuncak haline getirdikleri dini, halka gösterip, “işte sizin inandıklarınız” diyerek, bunları dinden uzaklaştırmak. Adı islamiyet olup, İslamiyetle ilgili olmayan, insanların uydurdukları bir felsefi düşünce sistemi meydana getirmek.

Gelelim şimdi Kurban tartışmalarına: Daha önceki seneler ‘kurban kesmek vahşettir’ fikrini işlemeye çalıştılar. Bu tutmayınca da, kurban sadece, sığırdan, keçi, koyundan olmaz: horozdan, tavuktan da olur saçmalığını ortaya attılar. Bu sene de, kurban kesmeye lüzum yok, bunun yerine bedelini fakirlere vermek daha sevaptır, fikrini gündeme getirdiler.

Neymiş efendim, fakirler muhtaç iken, kurban kesilirmiymiş. Bunlar elmayla armudu toplamaya çalışıyorlar. Tabii ki muhtaçlara yardım etmek lazım. Nasıl ki kurban kesmek dinimizin emri ise fakirlere yardım etmek de dinimizin emridir. Fakat onun yeri başka.

Zengin, üçyüz milyonluk kurban yerine fakirlere, üç trilyon yardım yapsa, kurban kesmeme günahından kurtulamaz. Bunu onlar da biliyorlar, fakat maksatları başka: Dinimizin önemli bir emri olan kurban ibadetini ortadan kaldırmak.


Dinler Arası Diyalog Tuzağı
Mehmet Oruç

Kitabın tamamını buradan okuyabilirsiniz.


30 Ağustos 2017 Çarşamba

Hz. Ali'nin (K.v.) Hikmetli Sözleri


Hazreti Ali'nin (k.v.) hikmetli sözleri


* Adamın sahibi edep bulunması, maliki zeheb olmasından alâdır.

* Dini dünyaya satanın semere-i ticareti hüsran olur.

* Nefsine uyma; âsûde yaşarsın.

* Allah'dan kork, başkasından emin olursun.

* İnsanın sözü dîni demektir.

* Bahîlin altunu taş mesâbesindedir.

* Bırak gümrâhı gümrahlığında. (Bırak sapığı sapıklığında)

29 Ağustos 2017 Salı

Erkeklerin Hanımlarına Muamelesi Nasıl Olmalı?




Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Bir mümin, hanımına kızmasın! Kötü huyu varsa, iyi huyu da olur.”

“Kadın, zayıf yaratılmıştır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusûrlarını görmemeye çalışın!”

“Müslümanların îmân yönünden en üstünü, ahlâkı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.”

“Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olandır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim.”

“Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allah’ın sizlere emânetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin!”

“Hanımına güler yüzle bakan erkeğin defterine bir köle âzâd etmiş sevâbı yazılır.”

“Hanımının ve çocuklarının haklarını îfâ etmiyenin namazları, oruçları kabûl olmaz.”

“Haksız olarak hanımını dövenin, Kıyâmette hasmı ben olurum. Hanımını döven, Allah ve Resûlüne âsî olur.”


 



Huzurun Kaynağı Aile
Mehmet Oruç




28 Ağustos 2017 Pazartesi

Zemzem



Zemzem, Hz. Hacer'in Kâbe-i Muazzama'nın yanında susuzluktan kıvranmakta olan oğlu İsmâil için, su aramak maksadıyle defalarca Safâ ile Merve tepesi arasında koşup, çâresizlik içinde etrafına bakındığı bir zamanda, Kâbe'nin hemen yanından Allâhü Teâlâ'nın ihsân ettiği mübârek bir sudur. Hz. Hâcer, birbirine yakın Safâ ve Merve tepeleri arasında su aramak maksadıyle yedi defa koşmuş ve en sonunda, bir kuşun ayağının pençesi ve kanadıyle yeri kazdığını, oradan suyun çıktığını görmüş, koşarak gelip, suyun akıp gitmemesi için önüne bent (gölet) yapmış ve bu sudan kırbasını doldurarak oğluna içirmiştir.

İşte bu su bildiğimiz Zemzemi şerif olup, Mevlâmız kuşu vâsıta kılmak suretiyle lütfu İlahi olarak bu şifalı suyu müminlere ihsan buyurmuştur.

Zemzem ayakta, kıbleye dönülüp, Salavât-ı Şerîfe okunarak ve niyet edilerek içilir.

Hz. Peygamberimiz; "Zemzem ne için içilirse onadır" buyurmuşlardır.

Meselâ, bir insan karnı aç olsa da doymak niyetiyle içse doyar, susuz olsa da susuzluğum geçsin diye niyet ederek içse susuzluğu gider. En güzeli, «bütün dertlerime şifâ olsun, bana feyiz ve nur olsun diye niyet ederek içilmesidir.»

Vaktiyle Cürhüm kabîlesinden Mudad, Mekke'ye düşman saldırınca, kaçarken Kâbe'nin bütün hazînelerini Zemzem kuyusuna atmış, kuyunun üstünü de toprak seviyesinde tesviye ederek, belirsiz bir hâle getirmişti. Nice yıllar sonra, Rasulüllah Efendimiz'in dedeleri Abdulmuttalib gördüğü bir rü'ya ile Zemzem'i açıp meydana çıkardı, temizledi. İçinden zırhlar, kılıçlar ve altundan geyik heykelleri çıktı. Kuyu temizlenince eskisi gibi bol bol su kaynamağa başladı. Abdulmuttalib'in bu hizmeti çok makbûle geçti.



Muhtasar İslam Tarihi
Fazilet Neşriyat




24 Ağustos 2017 Perşembe

Dadaşın Otobüsü



Üzerinde "Dadaş Turizm" yazan otobüs mola yerinde durmuş, yolculardan bir dadaş çay içmek için çayhaneye girmiş. Çıktığında bir de bakmış ki Dadaş Turizme ait beş otobüs daha park etmiş.

Plakaya bakmadığı için altı otobüsten hangisinin kendisine ait olduğunu bilememiş. Tam o sırada otobüsler kalkmaya hazırlandıkları için telaşa kapılmış, hemen önündeki otobüse ön taraftan binip yüzünü oturan yolculara dönmüş ve yüksek sesle "Dadaş hele bir bakın bakayım ben bu otobüsün yolcusu muyam?" diye sormuş.





Küçük Şeyler 2
Üstün Dökmen





Büyük Günahlar





1. GÜNAH : Allah'a ortak edinmek, şirk

2. GÜNAH : Cana kıymak

3. GÜNAH : Sihir ve büyü yapmak

4. GÜNAH : Namazı terk etmek

5. GÜNAH : Zekâtı vermemek

6. GÜNAH : Şeriatin muteber saydığı bir özür olmadan Ramazan orucunu tutmamak

7. GÜNAH : Gücü yettiği halde haccetmemek

8. GÜNAH : Anaya, babaya eziyet etmek, karşı gelmek.

9. GÜNAH : Akraba ile alakayı kesmek

1O. GÜNAH : Zina yapmak

22 Ağustos 2017 Salı

Takva



İbnü Abbâs (R.A.)'den :

«Peygamber (A.S.) bir gazadan veya gazaya giden askerleri uğurlamaktan henüz dönmüştü. Hz. Fâtıma'yı çağırıp şöyle dedi: Yâ Fâtıma! Kendini Allah'ın (azabından) kurtarmaya bak! Çünkü ben de Allah katında senin için faydalı olmıyabilirim. Aynı sözleri kadınlarına ve akrabalarına da söyledi.

Sonra, Hâşim oğulları ümmetimin en iyisi değildirler. Kureyş de ümmetimin en üstünü değildir. Ümmetimin en iyileri Allah'tan çokça sakınanlardır. Ansar da ümmetimin en iyisi değildir. Zira ümmetimin en iyileri müttakîlerdir. Sizler ancak bir erkek ve bir dişiden üremişsiniz; bir avuç dolusu (hububata) benzersiniz. Hiç birinin diğeri üzerine, takvadan başka bir üstünlüğü yoktur.» (Taberânî)

Bu hususla ilgili daha birçok hadîsler vardır. Bunlarla beraber akıl da takvanın diğer tâatlerden üstünlüğünü kabul etmektedir. Zira süslenmek, eskileri attıktan sonra olur. Tezyin de temizlikten sonra gelir. Birinci ikincisiz olursa fayda vermez. Bunun aksi fayda verir.

Takva bütün hayırların esasıdır. Ciddiyetle takvaya sarıl, içinde yaşadığın topluluğa, takvanın en güzelini almalarını emret. Zira iki dünya saadeti ve dünya, âhiret kurtuluşu takvadadır. Allah bize ve size gerçek takvayı müyesser kılsın. Şübhesiz O, sonsuz iyilik, şefkat ve kerem sahibidir.



Tarikat-i Muhammediyye
İmam-ı Birgivi Muhammed Efendi

Demir Kitabevi



Müslüman İslâm'ı Nasıl Öğrenmeli?



Müslümanları ehl-i sünnetin nurlu ve doğru yolundan saptırıp bidat ve dalâletin karanlık çukurlarına yuvarlamak isteyen mezhebsiz, reformcu, selefi, vehhabî, râfızî, telfikçi sapıklar hep bir ağızdan koro halinde:

«- Herkes dinini ana kaynaklardan öğrensin!.. Herkes Kuran ve hadîs tercümeleri edinerek din ahkâmını kendisi çıkartsın!..» mealinde propaganda yapıp beyin yıkamaktadırlar. Bir takım câhil gençler ve avamdan sığ kültürlüler aldatıcı propagandalara kanarak birer müctehid taslağı kesilmişlerdir.

Evet Kur'an ve hadîs dinimizin hükümlerinin iki ana kaynağıdır. Ama İslâm âleminde türeyen 72 bozuk ve sapık fırka da ana kaynak olarak Kitab'a ve Sünnet'e dayalı olduklarını iddia etmektedir. Peki bu fırka bolluğu içinde doğru yolda olanlar acaba kimlerdir?

İslâm âleminde tek doğru yol ehl-i sünnet yoludur. Kur'an ve Sünnet'e gerçekten bağlı olanlar ehl-i sünnet âlimleri ve onların izinden giden ehl-i sünnet halkdır.

Sapık ve bid'atçi fırkalar da «ana kaynak Kitap ve Sünnet» diyorlar, ama onları yorumlarken şeytana, nefislerine, hevalarına, heveslerine, bozuk re'ylerine uyuyorlar. Onlar Kur'an'ı ve Sünneti sapıklıklarına, bid'atlerine delil getirmek küstahlığı içindedirler.

Onlar ehl-i sünnet müslümanlarını da kendileri gibi saptırmak için, herkesin eline Kur'an ve hadîs tercümesi vermek ve ehl-i sünnet büyüklerinin hazırlamış oldukları sağlam din kitaplarını rafa kaldırtmak istiyorlar.

Aziz müslüman!.. Muteber ve klâsik mânada bir din tahsili görmemiş ve icazetli bir din âlimi (fakih) olamamış bir kimse isen, sakın tercüme ana kaynaklar ile dinini öğrenmeğe kalkma. Aklın karışır, yolunu sapıtır, ebedî saadetini yitirirsin, sana yazık olur.

İslâmiyeti icazetli Rabbani âlimlerin ve yine icazetli mürşid-i kâmillerin senin için hazırladıkları ilmihal, fıkıh, akaid, mev'ize, irşad, nasihat ve diğer konulardaki din kitaplarından öğren. Yol budur.





Kitâbül-Kebâir
İmam Zehebî

Bedir Yayınevi



Kitabının sonundaki ek bölümünden. Bu ekler Kitabül-Kebâir'den ayrı olarak kitabın sonuna ilave edilmiştir.



21 Ağustos 2017 Pazartesi

Bizi Üzen Anılarımız Ve Boğaç Han Taktiği




Dede Korkut masallarından birisi Boğaç Han adını taşı yor. Özetle Boğaç Han, güçlü kuvvetli bir gençtir, meydan da bir boğa ile karşılaşır, yumruğunu boğanın alnına dayar. İkisi eşit güçte oldukları için yenişemezler, ne boğa bir adım geri gider ne Boğaç Han geriler; öylesine kilitlenip kalırlar.

Boğaç Han "Ben bu boğaya niçin direk oluyorum?" diye düşünür. Kenara çekilir, boğa tepe üstü yıkılır. Eğer hiçbir şey yapmadan eli boğanın alnında dursaydı, yorulacaktı.

Geçmişte sizi üzen bir anınız, bir bitmemiş işiniz bulunabilir; siz bu anıyı düşündükçe, zihinsel enerjinizi bu anıdaki olayla hesaplaşmaya harcadıkça yorulursunuz, sonuçta yenilebilirsiniz. Kafalarımızdaki boğaların, kötü anıların önünden çekilmeye Boğaç Han Taktiği adını vermek istiyorum. Karşımızdaki kişinin sorumluluğunu almaktan vazgeçtiğimizde bunu bir ölçüde başarabiliriz.




Küçük Şeyler
Üstün Dökmen



19 Ağustos 2017 Cumartesi

Ehl-i Sünnet Nedir?


Mihrimah Sultan Camii - Üsküdar



Asr-ı Saadet'te ve selef-i sâlihin Efendilerimizin zamanında mezhebe lüzum yoktu. Çünkü onlar dîni, doğrudan doğruya Hz. Peygamberden ve ashabından öğrenmişlerdi.

Sonradan bozuk mezhebler, sapık ve bid'atçı fırkalar türeyince Hz. Peygamberin ashabının yolundan giden rabbani âlimler itikad ve amelde hak ölçüleri tesbit ettiler, doğruyu yanlıştan ayırıp en saf haliyle İslâm dinini halka bildirdiler.

Ehl-i sünnet müslümanlarının itikadda iki imamı (önderi) vardır. 1- İmam Matüridî. 2- İmam Eş'arî.

Bunlar esasta birdir. Ancak teferruata ait kırk kadar meselede bazı mâna incelikleri yüzünden fikir ayrılığı olmuştur.


Yine ehl-i sünnetin amelde dört imamı vardır:

1- İmam A'zam Ebû Hanife. 2- İmam Mâlik. 3- İmam Şafiî. 4- İmam Ahmed İbn Hanbel. Bunlar da esasta müttefik olup, teferruata ait bazı içtihadı ihtilâflar olmuştur ki, bu ihtilâflar inşaallah ümmetimiz için rahmet ve kolaylık vesilesidir.

Bu kısa izahattan sonra, müslüman kardeşlerimizin dikkatlerini zamanımızdaki bazı bid'at ve dalâlet cereyanları üzerine çekmek istiyoruz. Şu cereyan ve mezhebler ehl-i sünnet dışıdır:

18 Ağustos 2017 Cuma

Haram




Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu sahih olarak rivayet edilmiştir: «Haram bir gıda ile gelişen bir et cennete giremez. Cehennem ona daha lâyıktır.»


Vahidî: «De ki murdarla temiz (hiç bir zaman) bir olmaz» (Maide: 100) âyetinin tefsirinde şu hadîsi zikretmiştir: «Hz. Câbir'in rivayetine göre bir adam:

- Yâ Resûlallah içki üzerine ticaret yapıyorum. İçki satışından bir hayli mal biriktirdim. Bu malları Allahü Teâlâ uğrunda harcarsam bana fayda sağlar mı? diye sordu. Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

Eğer o malı hac ve cihad yolunda harcasan veya sadaka olarak dağıtsan Allah nezdinde bir sivrisinek kanadı kadar (bile) değer taşımaz. Muhakkak Allah ancak temizi kabul eder buyurdu.» Allahü Teâlâ Peygamberinin sözünü tasdik etmek üzere: «De ki murdarla temiz (hiç bir zaman) bir olmaz» âyetini indirdi. Atâ ve Hasan Basrî âyetteki «murdar ve temiz» den murad helâl ve haramdır demişlerdir.



Abdullah bin Mübarek der ki:

«Şüpheli bir dirhemi geri çevirmem bin dirhem sadaka vermemden daha iyidir».


Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu:

«Haram mal ile hacceden kimse «Lebbeyk» dediği vakit bir melek: «Lâ lebbeyk vela sadeyk» (müracaatın kabul edilmemiş) haccın yüzüne çarpılmıştır» der.


İmam Ahmed, Müsned'inde Resûlullâh (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

«Kim on dirheme bir elbise satın alsa parasının içinde bir dirhem haram bulunsa o elbise sırtında oldukça Allah onun namazını kabul etmez.»


Vehb b. Verd: «Sürekli namaz kılsan, fakat midene girenin haram mı helâl mı olduğunu bilmediğin müddetçe (namazın) sana fayda vermez»


İbn Abbas diyor ki:

«Allah, midesinde haram olan kimsenin namazını, tevbe edinceye kadar kabul etmez»


Dikkat Edilmesi Gerekenler




4) DÜŞÜNCELERİN, BİLGİLERİN, GÖRÜŞLERİN ZİHNİYETİN, MANTIĞIN TASHİHİ:

Zihniyet kafa yapısı demektir. Her Müslümanın islamî bir kafa yapısına, İslâmın dünya görüşüyle çatışmayan, ona uygun olan, ondan kaynaklanan bilgilere sahip olması gereklidir. Zamanımızda islamcı geçinen öylelerini görüyoruz ki, zihniyet ve mantık itibariyle sanki bir marksist gibi düşünüp konuşuyorlar. Müslüman kendisini zararlı ideoloji ve cereyanların tesirlerinden korumalıdır.


5) METODUN, PLÂN-PROGRAMIN, STRATEJİNİN, HİZMET VE FAALİYETLE İLGİLİ FİKİRLERİN TASHİHİ:

İslâmiyet madem ki mükemmel bir bütün teşkil eden ilahî bir nizamdır, onun kendisine mahsus bir metodu, bir hizmet ve faaliyet sistemi, plânı, programı, stratejisi vardır. Müslümanım diyen bir kimsenin başka dünya görüşlerine ait metodlara, plânlara, programlara iltifat etmesi hatalı olur. Müslüman geçindikleri halde İslâm dışı metodlardan ilham alanlar bu dini hakkıyla anlamamış sapan ve saptıran kimselerdir.


6) AHLÂKIN, HUYLARIN, KARAKTERİN TASHİHİ:

İslam nazarî ve amelî üstün bir ahlâk nizamı getirmiştir. Her müslümanın kendisini bu ahlâk sistemine uydurması gereklidir. Bu ahlâk Kur'an'ın ahlâkı, Peygamberin ahlâkı, selef-i sâlihînin ahlâkı, her asırdaki Peygamber varisi hakikî ulemanın ve kâmil mürşidlerin ahlâkıdır. İslâm ahlakının öğretisi ikiye ayrılır: Kurtarıcı iyi huylar. Helak edici kötü huylar. Zahiren müslüman göründüğü halde materyalist, makyavelist ahlâkı tatbik edenler İslâmiyeti temsil edebilirler mi?



Kitâbül-Kebâir
İmam Zehebî

Bedir Yayınevi



Kitabının sonundaki ek bölümünden. Bu ekler Kitabül-Kebâir'den ayrı olarak kitabın sonuna ilave edilmiştir.



Müfred not: Ben sadece bu maddeleri aldım. Sanki bu maddelere toplumsal olarak daha çok dikkat etmemiz lazım gibi geldi. Hepsini okumak elbette daha faydalı olacaktır.



İçki İçmek, İçki Yapmak, Satmak, Nakletmek Vs.




Allahü Teâlâ buyurdu:

«Ey iman edenler, içki, kumar, (tapmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bun(lar) dan kaçının ki muradınıza eresiniz. Şeytan içkide ve kumarda ancak aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık siz (hepiniz) vaz geçdiniz değil mi?» (Mâide: 90, 91).

Allahü Teâlâ bu âyeti ile içkiyi yasaklamış ve ondan sakındırmıştır. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) buyurdu:

«İçkiden kaçının. Çünkü o kötülüklerin anasıdır.»


İçkiden çekinmeyen Allah ve Resulüne karşı gelmiş, Allah ve Peygamberine isyan ile de azabı hak etmiş olur.

Allahü Teâlâ buyurdu: «Kim Allah'a ve Peygamberine isyan eder (Allah'ın) sınırlarını (çiğneyip) geçerse. Allah da onu -içinde daim kalıcı olarak- ateşe koyar. Onun için hor ve hakîr edici bir azab vardır» (Nisa: 14).

İbn Abbas'ın şöyle söylediği bildirilir: «İçkiyi haram kılan âyet inince Ashab-ı kiram birbirine giderek: «içki haram kılındı ve şirke denk sayıldı» dediler.»


«Hamr» ister yaş, ister kuru, ister yenilir, ister içilir olsun farketmez; aklı bürüyen (gideren, sarhoş eden) her maddeye verilen bir ad, vâsıftır.


Ebû Said el-Hudrî'den Resûlullâh (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
«Allahü Teâlâ, vücudunda bir damla içki bulunan içkicinin namazını kabul etmez.»


14 Ağustos 2017 Pazartesi

Kadın Vitrin Malzemesi


Huzurun Kaynağı Aile



Yıllardır kadın, “kadına özgürlük” adı altında sanayide, ticarette, reklamda, siyasette vitrin malzemesi olarak kullanılmakta, sözde kadın hakları savunucularının, feministlerin sesi çıkmamakta.

İşlerini güçlerini bırakmışlar, evinde çoluk çocuğu ile huzur içinde oturan kadınları nasıl sokağa dökeriz, nasıl kendimize benzetiriz bunun hesabını yapmaktalar, bunun mücadelesini vermekteler. Tabii, bunu yaparken de birilerinin kendilerini kullandığından, siyasi, ticari faaliyetlerine alet ettiğinden haberleri yok. Veyahut da bilerek bu oyunda yer almaktadırlar.

Nerede O Eski Ramazan-ı Şerifler



Bilhassa son yıllarda internetin ülkemizde yaygınlaşmasıyla hayasızlık çok hızlı bir şekilde artış göstermektedir. Toplumumuzda, edeb dışı görüntüler ve yazılar gün geçtikçe sıradan, normal bir hayat tarzı şeklinde sunulmaktadır. Bazen daha ileri gidilerek dini günlerde yapılmaktadır bu sunum.

Örnek mi istiyorsunuz, işte size “Feshane Direklerarası” şenlikleri. Mübarek ramazan ayı münasebetiyle düzenlenen, “Feshane Direklerarası” şenliklerinde kadın şarkıcıların, transparan denebilecek kıyafetlerde sahneye çıkartılması en başta ramazan ayına hakarettir, dolayısıyla dinle alay etmektir. Bununla yapılmak istenen; orucunu tutan, hatta namazını da kılan fakat, akşam olunca da içkisini içen, haram helal demeden her türlü eğlencenin içinde olan bir toplum ortaya çıkartmak. Eğer bir toplum bu hale gelirse zaten iş bitmiş demektir. Çünkü hayasızlık ile iman bir arada kalamaz.



Huzurun Kaynağı Aile
Mehmet Oruç





Müfred not:
Normalde böyle şeylerden pek haberdar olmadığımdan yazıyı okuyunca google'dan bir araştırma yaptım. Ve şöyle bir görüntü çıktı karşıma. Videoyu sonuna kadar izlemeye hacet yok. İlk saniyelerde anlarsınız zaten Ramazan-ı şerife uygun mu değil mi diye.


Hayzlı Veya Nifaslı Kadına Yasak Olanlar


Kadınlara Mahsus Haller


1- Namaz kılamaz. Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: “Kadın hayzlı iken namaz kılamaz, hayzı bitip özrü devam ederken kılar.” (E. Davud)


2- Oruç tutamaz. Hz. Âişe validemizin naklettiği hadis-i şerifte, hayzlı iken tutulamayan orucu kaza etmek gerektiği, kılınmayan namazları kaza etmek gerekmediği bildirilmiştir. (Buhari)


3- Kur'an-ı Kerim okuyamaz. Hadis-i şerifte, “Hayzlı, cünüp olan, Kur'andan birşey okuyamaz” buyuruldu. (Tirmizi)

Yönlendirmeli Haber


Yalan Haberler



Osman Yüksel Serdengeçti, "Özgürlük verme bahanesiyle; kadınları kafes arkasından çıkaranlar, şimdi onları sokakta kafesliyor" demişti.

Fakat, kadınlar bunun farkında değiller. Hatta bu istismarları, haklara, özgürlüklere kavuşma şeklinde algılıyorlar. Kadın bir kesimde değil hemen hemen her kesimde sömürülüyor; ticarette, reklamda, siyasette, köşe dönmede...

Bir gazetede çıkan şu haber bunu açıkça ortaya koymaktadır. Haber kısa ama başlığı da dahil sonuna kadar istismar, yönlendirme, aldatma, kandırma üzerine bina edilmiş. Tam bir İngiliz siyasetiyle hazırlanmış. “İş yerinde flört faydalı çıktı” başlıklı haber şöyle:

“İngiltere’de çalışan 5 bin kadın arasında yapılan bir anket, çalışan kadınların iş yerinde flört etmeyi sağlıklı ve faydalı bulduğunu ortaya koydu. Ankete göre İngiliz kadınları, iş yerinde flört etmenin kendilerine güven kazandırdığına inanıyor ve çalışan her 10 kadından biri de, partner olarak ‘patronu’ seçiyor. Çalışan kadınların iş yerinden biriyle beraber olma oranları ise yüzde 28’e kadar çıkıyor. Ayrıca patronuyla beraber olan yüzde 10’luk bölümün yüzde 11’i evlenmeyi başarırken, yüzde 12’si de en azından ‘terfi etmeyi’ garantiliyor.”


Batı Aydınının Kadına Bakışı




Şimdi de size, Avrupa’nın kadınlar hakkındaki atasözlerini sunacağım. Malûm olduğu üzere, atasözleri belli bir şahsın düşüncesini değil, o toplumun ortak düşüncesini gösterir.

Atasözleri bir kültürün aynasıdır. Toplumların hayat felsefesi, en kestirmeden atasözlerinde saklıdır.

Aşağıdaki atasözleri, Fransız yazar Quitard’ın “Proverbes sur les femmes” kitabından alınmıştır: